uzun zamandir yazma firsatim olmadi pek bir ihmal ettim blogumu. internetin başında uzun uzun oturmayalı biraz uzun zaman oldu. hep diyorum bir daha ki postta anlatırım anlatırım diye bir türlü anlatamadım da, sonra diğer blogdaşlarımı da ihmal ettim okuyamadım hiç birini şöyle ağız tadıyla ayaklarımı uzatıp yine bir sürü şey oldu hepsini oturup anlatmaya kalksam mutlaka unuttuklarım olacaktır en iyisi özet geçeyim azıcık :) yine konferanslar düzenledik birinde rejilik digerinde pek bi amatör ama bir o kadar da iyi olması için uğraşılmış fotografçılık yaptım. yeni insanlarla tanıştım. bir hafta da 3 şehir dolaştım zonguldak(ereğli), ankara ve istanbul. sonra şehir belediyesi tiyatrolarına katıldım bir süre devam ettim güzelce, onun yanında da ingilizce konuşma kursuna yazıldım tiyatroyu da bırakmak zorunda kaldım cünkü calışmam gerekti. yeni açılacak bir italyan restoranında yemekleri yapıcam patronum bana öğretecekmiş yemek yapmayı da çok severim umarım herşey çok güz...
veeeeeeeee yine ve yine merhabalar efenim benden size hareketli mi hareketli hoş bir klip. siz bunu dinlerken şu yeni duyduğum zayıflama yöntemini anlatayım. İngiltere de Westminster üniversitesi araştırma yapmış bu konuları nerden akıl ederler hiç aklım ermez ama işe yarıyorsa şayet sabah akşam korku filmi izlemeyi düşünüyorum ben şimdi diyorsunuz ki korku filmi de nerden çıktı daha önce duymayanlar doğru anladı : korku filmi izlemek kalori yaktırıyormuş bir de üşenmemişler hangi filmin ne kadar kalori yaktırdığını hesaplamışlar :) yani kısaca bir kalıp çikolata yiyebilirsiniz hiç korkmayın hemen ardından açın bir korku filmi yakın kalorileri tabi korku filmi sevenler yaşadı diyelim o zaman ha bir gülerek izlenen korku filmleri ne kadar kalori yaktırıyor onu da araştırmaları gerekiyor bence malum türklerin korku filmi konusunda biraz ekmek yiyip sonra kalorileri yaktırması gerekiyor gibi geliyor bana :) ama ben sevdim ben bu fikri,ohh ne ala memleket d...
Merhaba, Yıllar sonra unuttuğum ve tesadüfen karşılaştığım bu blogdayım. Genç ve toy iken bulduğum bir isim ile "Preghiera" ile başladığım bir blog yazarı yolculuğum varmış. Öncelikle tüm yazım hatalarımı gençliğime vermenizi rica ediyorum. Zira 34 yaşındayım ve o zaman ki yazara nazaran daha dikkatli olabilecek bir yetişkin var şu an karşınızda. Ama 22 yaşımı ve belki de yıllar sonra gelen bu yeni yetişkin ben ile o zamanki yazarı ne kadar çok özlediğimden bahsetmeye geldim. Yani hatalar insanlar içindir, sürç-i lisan edersek affola. Evet, burada yeniden aktif olmaya karar verdim. Şu an, benim o zamanlar tahmin edemediğim farklı bir çağda olsak da, kimsenin okumama ihtimalinin farkında olsam da sanırım çok önemseyeceğim bir durumda olmayacak. Ve evet blog yazmaya tam 12 Mart 2012'de başlamışım, o zamanlar tatlı ve heyecanlı bir kişilik varmış karşınızda, ve 2012'den bu yana geçen sürede bakalım neler olmuş, neler yapılmış ve nasıl bir yetişkin olunmuş. Ben ...
Yorumlar
Yorum Gönder