bugün bende içimi dökmek istiyorum.yaklaşık bir haftadır belki de daha uzun bir süredir içim o kadar daralıyor o kadar sıkılıyor ki, artık düşünmekten, beynimden gelen sesleri dinlemekten, onlara cevap verememekten, beni esir almalarından o kadar bıktım ki. belki de bu kadar mesele yapmamı gerektirecek birşey yoktur belki de vardır (bunu ayırt edemiyorum şimdilik) belki insanların daha büyük acıları vardır, daha da kötü yaşamları, daha büyük sıkıntıları, sorunları vardır ha şurası kesin hayatımda yaşadığım en berbat durumda bile şükrettim halime hep daha da kötüsü olabilirdi diye düşündüm ama bu içimin bu kadar sıkılmasına, artık paranoyağa kadar varmasına gerek varmıydı bilmiyorum. bu içimi rahatlatmıyor neden sonra yine şükretmelisin bundan daha kötüleri var, geçici bir durum diyosun velhasıl yine dünyanın tüm acısını sen çekiyormuşsun, savaşları sen başlatıyormuşsun, insanlar senin yüzünden aç kalıyor, senin yüzünden ölüyor, kıyamet bile senin yüzünden kopacakmış gibi ge...
uzun zamandir yazma firsatim olmadi pek bir ihmal ettim blogumu. internetin başında uzun uzun oturmayalı biraz uzun zaman oldu. hep diyorum bir daha ki postta anlatırım anlatırım diye bir türlü anlatamadım da, sonra diğer blogdaşlarımı da ihmal ettim okuyamadım hiç birini şöyle ağız tadıyla ayaklarımı uzatıp yine bir sürü şey oldu hepsini oturup anlatmaya kalksam mutlaka unuttuklarım olacaktır en iyisi özet geçeyim azıcık :) yine konferanslar düzenledik birinde rejilik digerinde pek bi amatör ama bir o kadar da iyi olması için uğraşılmış fotografçılık yaptım. yeni insanlarla tanıştım. bir hafta da 3 şehir dolaştım zonguldak(ereğli), ankara ve istanbul. sonra şehir belediyesi tiyatrolarına katıldım bir süre devam ettim güzelce, onun yanında da ingilizce konuşma kursuna yazıldım tiyatroyu da bırakmak zorunda kaldım cünkü calışmam gerekti. yeni açılacak bir italyan restoranında yemekleri yapıcam patronum bana öğretecekmiş yemek yapmayı da çok severim umarım herşey çok güz...
Merhaba, Yıllar sonra unuttuğum ve tesadüfen karşılaştığım bu blogdayım. Genç ve toy iken bulduğum bir isim ile "Preghiera" ile başladığım bir blog yazarı yolculuğum varmış. Öncelikle tüm yazım hatalarımı gençliğime vermenizi rica ediyorum. Zira 34 yaşındayım ve o zaman ki yazara nazaran daha dikkatli olabilecek bir yetişkin var şu an karşınızda. Ama 22 yaşımı ve belki de yıllar sonra gelen bu yeni yetişkin ben ile o zamanki yazarı ne kadar çok özlediğimden bahsetmeye geldim. Yani hatalar insanlar içindir, sürç-i lisan edersek affola. Evet, burada yeniden aktif olmaya karar verdim. Şu an, benim o zamanlar tahmin edemediğim farklı bir çağda olsak da, kimsenin okumama ihtimalinin farkında olsam da sanırım çok önemseyeceğim bir durumda olmayacak. Ve evet blog yazmaya tam 12 Mart 2012'de başlamışım, o zamanlar tatlı ve heyecanlı bir kişilik varmış karşınızda, ve 2012'den bu yana geçen sürede bakalım neler olmuş, neler yapılmış ve nasıl bir yetişkin olunmuş. Ben ...
Yorumlar
Yorum Gönder